Anayasa mesaisinde 2. tur sürüyor
Nazlı Ilıcak

Amaç Türkiye’yi kutuplaştırmak mı?

Nazlı Ilıcak
 
 

19. Milli Eğitim Şûrası’nın tavsiye kararları arasında yer alan, ilkokul 1’inci sınıftan itibaren zorunlu din dersi okutulmasını onaylamak mümkün değil. Hele Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Din Kültürü ve Ahlâk dersini, Sünni ağırlıklı bir eğitim olduğu için eleştirirken; Türkiye'yi cezalandırırken.

Tabii Milli Eğitim, şûra kararını uygulama mecburiyetinde değil. Bakan Nabi Avcı’nın beyanlarına bakarsak o da ilkokul 1, 2 ve 3. sınıflarda din dersinin zorunlu olmasını onaylamıyor. Peki böyle bir karar kimin telkinleriyle ya da direktifiyle alınıyor? Maksat, Türkiye’de yeni bir gerilim unsuru yaratmak, pedagojik açıdan bu uygulamanın yanlış olduğunu söyleyenleri “din düşmanı” gibi göstermek mi? İpleri gererek kitleler için yeni bir kutuplaşma vesilesi doğurarak, 2015 seçimlerine mi hazırlanıyoruz?

Gerginlik dozu kifayet etmemiş olacak ki bir de Otelcilik Meslek Liseleri’nden alkollü içki ve kokteyl hazırlama dersinin kaldırılması kararı alındı. İran’a ya da Suudi Arabistan’a yakışan bir uygulama. Hem Turizm Meslek Lisesi’nde okuyacaksınız hem de işinizin önemli bir parçası olan içki servis etmeyi ya da değişik içkileri hazırlamayı bilmeyeceksiniz.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, belli ki rahatsız. Bu gelişmeler onun inisiyatifi dışında meydana geliyor. Maalesef, insan bir sorumluluk taşıyınca, rahatsız olmak, mırın kırın etmek bir işe yaramıyor. Tavır göstereceksiniz, yüksek sesle itiraz edeceksiniz.

Keşke İran’a benzesek
 
Eskiden Türkiye İran’a benzeyecek diye korkardık. Şimdi, “Keşke İran gibi olmaya başlasak”diye düşünmeye başladım. Sakın yanlış anlaşılmasın, elbette şeriat polisi, devrim muhafızı ya da bir Ayetullah özlemi içinde değilim ama Ahmedinejad döneminde yapılan yolsuzlukların üzerine nasıl gidildiğini görünce, gıpta ediyorum. İran resmi haber ajansı İRNA’ya göre, hükümetten üst düzey bürokratların da bulunduğu 20 kişi gözaltına alınmış. Babek Zencani isimli işadamı yolsuzluk soruşturmalarının odağında bulunuyor. Zencani, satılan petrolden elde edilen geliri, İran Merkez Bankası’na eksik aktardığı için tutuklanmıştı. Zencani’nin Rıza Sarraf ile yakınlığını biliyoruz. Bu yüzden, “Darısı bizim başımıza” demekte haklıyız. Zira hem Zencani hem Sarraf benzer iddiaların muhatabı. Tabii İran’da yolsuzluk soruşturmaları Ahmedinejad dönemi kapandıktan sonra ancak başlayabildi. Zira onun yönetimini hedef alıyor.

Kıssadan hisse: Halının altına süpürürsünüz ama gizlemekle toz ve kir yok olmaz.

3. havaalanı
 
3. havaalanı, Türkiye’nin bir ihtiyacına cevap veriyor ama konumu itibariyle tartışmaların odağı. Türkiye Makine Mühendisleri Odası Birliği (TMMOB) işin peşini bırakmıyor. “Havaalanı böyle bir zemin üzerine inşa edilemez” diyorlar. TMMOB’ye göre, ihale sürecinde 105 metre olarak belirlenen pistin kotu, 70 metre olarak değiştirildi. Uluslararası uçuş güvenlik kuralları açısından bu durum risk yaratıyor. Zira 70 metre kotundaki pistlerde, kara yönünden, uluslararası uçuş kriterlerine göre iniş kalkış mümkün değil.

Mühendislerin dediği doğru mu yoksa mübalağa mı ediyorlar? Bilemiyorum ama iş uzadıkça uzuyor. “Pistte yeterli çalışma yok” diyen Fatih Altaylı’nın başının yanması da “Acaba bir şeylerin üzeri mi örtülmek isteniyor” düşüncesini yarattı. Şeffaflık olmayınca sürekli dedikodu ürer. Hele bir de işe şaibe bulaşmışsa… Malûm “havuz medyasına” haraç verenler, 3. köprünün ve 3. havaalanının müteahhitleri. Üstelik dünürün 3. havaalanına yakın yerde, Çatalca’da arazi topladığını da biliyoruz. O zaman ister istemez insanın zihninde soru işaretleri beliriyor. Güvenlik açısından tehlikeli olmasına rağmen, o bölgede 3. havaalanı ısrarı, şahsi menfaat hesaplarından mı kaynaklanıyor?

Dink cinayeti ve Ali Fuat Yılmazer
 
Hrant Dink cinayeti “aydınlansın” değil, “aydınlanmasın” diye çalışıyorlar. Ali Fuat Yılmazer’i olaya karıştırma çabalarını okuyunca, işte böyle düşündüm.
Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek, muhbir Erhan Tuncel’in verdiği bilgiler üzerine düzenlenen F4 raporunu, 17 Şubat 2006’da İstihbarat Daire Başkanlığı C Şubesi’ne gönderiyor. O tarihte, C Şubesi Başkanı Ali Fuat Yılmazer. F4 raporunda, Yasin Hayal’in Hrant Dink’e yönelik bir eylem gerçekleştireceği, Agos’un sahibi Hrant Dink’i öldüreceği yazıyor. 17 Şubat 2006’da, aynı ihbar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi’ne de yollanıyor. O ihbarda, “Hrant Dink öldürülecek” denilmiyor ama “Dink’e yönelik ses getirecek bir eylem planlandığı, eylemi gerçekleştirmek için Yasin Hayal’in İstanbul’a gideceği, Sarıgazi’de bir fırında çalıştığı bilinen ağabeyi Osman Hayal’in yanında kalacağı” belirtiliyor. “Hayal’in McDonald’s’a bomba atmadan önce de benzer söylemlerde bulunduğu göz önüne alınarak, onun söz konusu eylemi yapabilecek bir yapıya sahip olduğu” değerlendiriliyor.

Trabzon’dan gönderilen bu ihbarlar,“bilgi için” İstihbarat Daire Başkanlığı’na, “gereği için” İstanbul İstihbarat Şubesi’ne ulaştırılıyor. Bu ne demek? Koordinasyon görevi ifa eden İstihbarat Daire Başkanlığı bilgilenecek ama işin asıl sorumlusu, hedef şahsın bulunduğu İstanbul Emniyeti. İstanbul İstihbarat Şubesi, Dink için bir koruma kararı aldırmıyor. Yasin Hayal ya da Osman Hayal’i izlemiyor, Sarıgazi’deki fırında keşfe gitmiyor. Sadece Dink öldürülünce, önceden bu çalışmaları yapmış gibi bir rapor düzenliyor ama sahtecilik ortaya çıkıyor. İstanbul İstihbaratı’nın başındaki Ahmet İlhan Güler görevden alınıyor.

Ali Fuat Yılmazer verdiği ifadede “Trabzon Emniyeti’nden ihbar geldiğinde, Sabri Uzun ile birlikte seyahatteydim” diye kendini savundu. Gerçekten de Yılmazer yurtdışında… Ona vekâlet eden yardımcısı, ihbarın İstanbul’a ulaşıp ulaşmadığını araştırıyor. Sonra da yazıyı İstihbarat Değerlendirme Projesi (İDP) olarak adlandırılan genel arşive kaldırıyor.

Bir an için Ali Fuat Yılmazer’in yurtdışında olduğunu unutalım ve diyelim ki: “Yılmazer, Trabzon’dan gelen bilgiyi İstanbul’dan sakladı. Ama Trabzon Emniyeti, İstanbul İstihbarat’a zaten Dink’e yönelik ses getirici eylem ihbarını 17 Şubat 2006’da göndermişti…” Öyleyse neyi tartışıyoruz? Dink cinayetinin arkasında derin devlet, yani Ergenekonvari bir yapılanma varsa, Ergenekon’a karşı en çetin mücadeleyi veren Yılmazer, cinayetin tertipleyicisi olabilir mi?

Olsa olsa, ona “ihmal” kusuru atfedebilirsiniz. Sorumluları başka yerlerde aramalıyız.“Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen Ermeni asıllı” yazısından sonra Hrant Dink’in başına gelmeyen kalmadı. “Türklüğe hakaretten” yargılandığında da bütün Ergenekon sanıkları mahkemenin önüne gelip onu o öylesine tehdit ettiler ki Dink “Ruh halimin güvercin tedirginliği” yazısını kaleme aldı.

Demek istiyorum ki, bu Ergenekoncular hedef saptırmayı çok güzel başarıyor.

 
 
11 Aralık 2014 Perşembe 16:36
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:55
  • Güneş06:40
  • Öğlen11:48
  • İkindi14:17
  • Akşam16:34
  • Yatsı18:06
 
 
Anket
Kamu alımlarında ikamet zorunluluğunu doğru buluyor musunuz?
Evet
Hayır
Kararsızım
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1530 - İlk Protestan Meclisi kuruldu.
1541 - Peru'daki İnka topraklarını ele geçiren İspanyol Francisco Pizarro, Lima kentinde öldürüldü.
1807 - Lüksemburg'da bir depoya düşen yıldırım 230 kişinin ölümüne yol açtı.
1819 - Bisikletin patenti alındı.
1861 - Atıf Bey Bebek'te uçuş denemesi gerçekleştirdi.
1867 - Mısır valilerine Hıdiv unvanı verildi.
1876 - Anayasası'nın mimarı Mithat Paşa, Sultan Abdülaziz'i öldürttüğü iddiasıyla yargılanmış ve Taif'e sürülmüştü. 1884 yılında burada öldürülen Mithat Paşa, Taif'te gömüldü.
1920 - Doğuda Milli Aşireti ayaklanması çıktı.
1924 - Verem aşısı Valmette tarafından keşfedildi.
1928 - Yeni Türk alfabesini hazırlamak amacıyla kurulan Dil Encümeni, ilk toplantısını Ankara'da yaptı.
1936 - Nazi Almanyası'nda, ilk kullanılabilir helikopter olan Focke-Wulf Fw 61 'un ilk uçuşu başarıyla gerçekleşti.
1939 - Ankara Havagazı Şirketi devletleştirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı'nın Kuzey Afrika Cephesi'nde Mersa Matruh Savaşı
1944 - Zirai Donatım Kurumu Kanunu TBMM'de kabul edildi.
1945 - Birleşmiş Milletler kuruldu.
1945 - Türkiye, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı imzaladı.
1951 - Mithat Paşa'nın 24 Haziran'da Aksu vapuruyla Taif'ten getirilen cenazesi, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın da katıldığı törenle, İstanbul'da Hürriyeti Ebediye Tepesi'ne defnedildi.
1960 - Madagascar, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1963 - John F. Kennedy, Batı Berlin'i ziyareti sırasında, meşhur "Ich bin ein Berliner" (Ben bir Berlinliyim) ifadesini kullandı.
1964 - The Beatles topluluğu A Hard Day's Night adlı albümlerini piyasaya çıkardı.
1970 - Çekoslovakya'da Aleksander Dubçek, Komünist Parti'den ihraç edildi.
1974 - Sabah 08.01'de, ABD'nin Ohio eyaletinde bulunan Troy şehrindeki Marsh Süpermarket'in kasasında işlenen bir paket sakız, dünyada barkodla satılan ilk ürün oldu.
1975 - Indira Gandhi Hindistan'da otoriter bir yönetim kurdu.
1977 - Elvis Presley son konserini verdi.
1992 - Susa Katliamı Silvan'ın Susa köyünde camide ibadet eden Müslümanlar bir grup eşkiya tarafından cami dışına çıkarılıp hunharca katledildi.Olayda on kişi şehit edildi.
1994 - Türkiye, Liberal Demokrat Parti kuruldu.
2000 - Amerika'da Genetik harita çalışmalarına başlandı.
2006 - Türkiye'nin ilk yargıç-savcı derneği YARSAV kuruldu.
 
 
Arşiv
 
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
Kurumsal

İçerik

KAMU HABERLERİ

Haber

Teknoloji